Dijital Stratejiler

İçerik Enflasyonu Nedir?

Bir zamanlar içerik, bulunurdu.
Şimdi içerik, maruz bırakıyor.

Her gün milyonlarca yazı, video, post, tweet, carousel…
Hepsi aynı sorulara, benzer cevaplar veriyor.
Kelimeler çoğalıyor, anlam seyrekleşiyor.

İşte buna içerik enflasyonu diyorum.

Ekonomide enflasyon neyse, dijital dünyada içerik enflasyonu odur:
Para çoğalır ama değeri düşer.
İçerik çoğalır ama etkisi azalır.

Sorun içerik üretmek değil.
Sorun, çok üretip az iz bırakmak.

İçerik Enflasyonu Nasıl Oluştu?

İçerik enflasyonu bir günde olmadı.
Yavaş yavaş, fark edilmeden oldu.

Önce “her markanın blogu olmalı” dendi.
Sonra “her gün paylaşmalısın.”
Sonra “SEO için 1500 kelime yaz.”
Sonra “AI ile günde 10 içerik üret.”

Her adımda niyet biraz daha kayboldu.
Hız arttı, düşünce inceldi.

Bugün geldiğimiz yerde:

  • Aynı başlıklar
  • Aynı giriş cümleleri
  • Aynı listeler
  • Aynı sonuç paragrafları

İnternette dolaşan şey bilgi değil, yankı.

Ve bu yankının en güçlü taşıyıcısı artık arama motorları değil;
sosyal medya akışları.

Reels’ler, hikâyeler, shorts’lar…
Hepsi aynı davranışı besliyor: kaydırmak.

Kaydırmak bir eylem değil, bir reflekstir.
Ve refleksler düşünmez.

Sosyal medya içerikleri bilgi vermek için değil,
dopamin döngüsünü tetiklemek için tasarlanır.

Kısa bir video.
Hızlı bir vurucu cümle.
Ani bir duygu: şaşkınlık, öfke, merak, haz.

Beyin burada şunu öğrenir:

“Bir sonrakinde belki daha iyisi var.”

İşte dopamin tam olarak burada devreye girer.
Ödül alınmaz, vaat edilir.
Ve bu vaat, bir sonraki kaydırmaya taşır.

Bu yüzden içerikler:

  • kısa olmak zorundadır
  • net olmak zorundadır
  • iddialı olmak zorundadır

Ama aynı zamanda yüzeysel olmak zorundadır.
Çünkü derinlik, durmayı gerektirir.
Durmak ise algoritmanın sevmediği şeydir.

Algoritmalar düşünceyi değil,
hareketi ölçer.

Kaç saniye kaldın?
Kaydırdın mı?
Tepki verdin mi?

Anlam bu tabloda yoktur.
Sadece ivme vardır.

İşte bu psikoloji, içerik üretimini de dönüştürdü.

Artık mesele:

  • “Ne anlatıyorum?” değil
  • “Kaç saniyede yakalıyorum?”

Bu yüzden içerik çoğaldı.
Ama her içerik tek başına yetmez hale geldi.

Daha fazla üretmek gerekir.
Daha kısa anlatmak gerekir.
Daha sert başlık atmak gerekir.

Ve böylece içerik enflasyonu hızlandı.

İçerik önemsizleştiği için kısaldı.
Kısaldığı için daha çok üretildi.
Daha çok üretildiği için daha da önemsizleşti.

Bu bir kısır döngü.

Ve bu döngüde kaybolan şey bilgi değil.
Anlam.

Bugün insanlar çok şey görüyor,
ama çok az şey hatırlıyor.

Çünkü dopamin hatırlatmaz.
Sadece devam ettirir.

Hatırlamak için durmak gerekir.
Durmak için de anlam.

İçerik enflasyonu tam olarak burada başlar.

Reels’ler, Algoritmalar ve Dikkatin Parçalanması

Algoritmalar uzun düşünceyi değil,
hızlı tepkiyi ödüllendiriyor.

Reels’ler, Shorts’lar, TikTok videoları…
Hepsi aynı şeyi fısıldıyor:

“Düşünme. Hisset. Geç.”

Bu da içeriği bilgi olmaktan çıkarıp reflekse dönüştürüyor.
İçerik artık anlatmak için değil,
yakalamak için üretiliyor.

Algoritmalar Neden Hızı Anlamın Önüne Koyuyor?

Algoritma insan gibi düşünmez.
Ama insan davranışını istatistik olarak okur.

Hızlı tüketilen içerik:

  • daha çok izlenir
  • daha çok kaydırılır
  • daha çok etkileşim alır

Bu da algoritmaların şunu sanmasına yol açar:

“Bu işe yarıyor.”

Oysa işe yarayan şey her zaman anlamlı olan değildir.
Sadece dikkati çalandır.

Yapay Zekanın Gelişimi: Üretim Ucuzladı, Seçim Zorlaştı

Yapay zeka içerik üretimini demokratikleştirdi.
Artık herkes yazabiliyor, herkes üretebiliyor.

Bu iyi bir şey.

Ama aynı zamanda şunu da doğurdu:

  • çok benzer metinler
  • aynı yapı
  • aynı ritim

Üretim kolaylaştıkça,
ayırt etmek zorlaştı.

Yapay zeka içerik krizini yaratmadı.
Ama krizi görünür hale getirdi.

Dünya Hızlandı, İçerik Küçüldü


Zaman algısı daraldı.
Sabır azaldı.
Dikkat bölündü.

Bu yüzden içerikler:

  • daha kısa
  • daha net
  • daha iddialı
    olmak zorunda hissediyor.

Ama burada bir kırılma var.

İçerik kısaldıkça önemsizleşmiyor,
önemsizleştiği için kısalıyor.

Bu ikisi çok sık karıştırılıyor.

Önemsizleşen İçerik, Sayıca Artmak Zorunda Kalır

Anlamı olan içerik:

  • azdır
  • yavaş yayılır
  • kalır

Önemsiz içerik:

  • çoktur
  • hızla üretilir
  • hızla unutulur

Bu yüzden içerik enflasyonu çağında sayı artar.
Çünkü her içerik tek başına yetersizdir.

Yerini doldurmak için yenisi gerekir.

Kısa ve Net Olmak Derin Olmamak Değildir

Burada kritik bir ayrım var.

Sorun kısa içerik değil.
Sorun içi boş kısa içerik.

Kısa ama yoğun bir cümle,
uzun ama tekrar eden bir yazıdan daha değerlidir.

Bugünün meselesi uzunluk değil.
yoğunluk.

Hız Çağında Değer Ne Oldu?

Herkes hızlıyken,
yavaşlatabilen kazanır.

Herkes konuşurken,
durduran hatırlanır.

İçerik enflasyonu çağında değer şudur:

Daha çok söylemek değil,
yerinde söylemek.





Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu